2017 Dijital Pazarlama Trendlerini Raporlar Işığında Değerlendirmek | Oğuz Kuş
İçerik pazarlama ve çeşitli dijital iletişim konuları üzerine kahve sohbeti...

    Kafa açıcı şeyler okumak ister misin?

    Mail adresini bırak, düzenli aralıklarla dijital medya, içerik pazarlama ve bu dünyanın ayrılmaz bir parçası olan kahve hakkında yeni içerikler mail kutuna düşsün!

    Önemli not: Mail listesine üye olarak kullanıcı sözleşmesini kabul etmiş sayılırsınız.

2017 Dijital Pazarlama Trendlerini Raporlar Işığında Değerlendirmek

Dijital İşler, 06 Ocak 2017

2017 dijital pazarlama trendleri konusuna kafayı takmaktan henüz vazgeçmiş değilim. Bu konuyla ilgili çeşitli raporlara göz atmaya devam ediyorum ve doğruyu söylemek gerekirse 2017 içerik pazarlama trendleri konusundaki öngörülerimi doğrular nitelikte önermeler görüyorum. Çünkü veriye dayalı teknolojiler, yapay zeka ve tüketici merkezlilik konusundaki gelişmeler uzmanlar tarafından göz hapsine alınmış vaziyette. Fakat diğer yandan ince ayrıntılar dahi iletişim faaliyetlerinin başarısında anahtar role sahip olacak gibi gözüküyor. Şimdi bu ayrıntılara kısaca göz atalım.

Web Sayfalarının Açılış Hızı

Bildiğiniz gibi bir web sitesinin açılış hızı ziyaretçinin bağ kurma oranını ciddi şekilde etkiliyor. Web sitesinin yüklenme süresi ne kadar artarsa ziyaretçinin siteyi terketme ihtimali de artıyor Bu da bir ziyaretçiye merhaba bile demeden kaybetmek demek aslında. Kissmetrics’in bu durumu doğrular nitelikte bir araştırma yapmış.

Kissmetrics – How Loading Time Affects Your Bottom Line

Bu noktada Google’ın geliştirmiş olduğu AMP sayfalar  bir kurtarıcı rolü oynamakta. AMP, Hızlandırılmış Mobil Sayfalar anlamına geliyor. Google Search Console’da da sıkça göze çarpan AMP Google’ın web sayfalarının ara belleğe alarak mobil araçlarda daha hızlı açılmasını sağlıyor.

Sayfanın AMP özelliğine sahip olduğunu gösteren işaret.

Eğer bir sayfa Hızlandırılmış Mobil Sayfalar sistemine dahilse arama sonuçlarında bir şimşek işareti görülüyor. 2016 yılında 700 bin ayrı domainden kaydedilmiş 600 milyon AMP sayfası bulunmaktaydı. Çok yakında tüm web sitelerinin %25’inin AMP kullanacağı öngörülüyor.

AMP’nin getireceği hız daha yoğun bir ziyaretçi bağlılığı ve dönüşüm oranı sağlayabilir. Günümüzün hız merkezli dünyasında, özellikle mobil cihaz kullanıcılarının bu duruma fazlasıyla dikkat edeceği aşikar. Bu sebeple 2017 öngörülerinde AMP sayfalar ve hız öne çıkıyor. Küçük bir not olarak AMP’nin Facebook’taki benzerinin adının Facebook Instant Pages olduğunu hatırlatmalıyım. Benzer çalışma mantıklarına sahip olan bu sistemleri hız olayını kafaya taktıysanız muhakkak incelemelisiniz.

Google’da Sesle Arama Yapma

Bu beni en çok şaşırtan öngörülerden bir tanesi oldu. Öngörülerde Google’ın “Mobile First” ve “AI First” vizyonunu benimsediği ve bunun sonucu olarak cep telefonu ve yapay zekanın aramalarda daha fazla önce çıkacağının altı çiziliyor.

Telefonların kişisel bir asistan gibi kullanılacağı, yemek siparişi, uçak bilgileri ve eşya bağlantıları ile hayatımızın her alanında önem kazanacağı belirtilmiş. Dikkat çeken bir cümle ise Google’ın sesle arama yapma konseptinin sandığımızdan daha yakın bir zamanda hayata geçirileceğinin belirtilmesi.

Google’ın farklı araçlardaki sesle arama ekranları.

 

Sesle aramalar için yapılan tavsiye ise arama motoru optimizasyonunda da sıkça değinilen Google’a yardımcı olma konsepti üzerine kurulu. Tavsiye edilen yöntem web sitesindeki verilerin Google’ın yapılandırılmış veri formatlarıyla entegre edilmesi ve bu konuda doğru bilgilerin sağlanması alt yapısına dayanıyor.

Video İçeriklerin Yükselişi

Sosyal ağların gündelik hayattaki penetrasyonunun artışıyla beraber video içeriklerin güç kazandığını söylemek mümkün. Marka hikayesi anlatmanın etkili yollarından bir tanesi haline gelen video içeriklerin 2017 yılı dijital pazarlama trendleri arasında yer edineceği çok açık.

Facebook’ta canlı yayın

Diğer yandan video içerik konusunda altı çizilen konulardan bir tanesi de canlı yayınların popülerlik kazanacak olması. Bu noktada, görsel paylaşım sitelerinin lokomotiflerinden Instagram’ın da geçtiğimiz günlerde canlı yayın seçeneğini kullanıcılara sunması, canlı yayıncılığın popülaritesinin yükseleceğinin sinyallerini veriyor. Canlı yayınların markaları insanileştirmek için önemli bir araç olduğunu belirtmekte fayda var.

Belki Bir Tehdit: Ad Blocking

Okuduğum raporlardan bir tanesinde küresel mobil kullanıcılarının %20’sinin, 2017 yılında reklam engelleme araçları kullanmaya başlayacağı belirtiliyor. Bu durum potansiyel bir tehdit olarak verilen reklamlardan siteye geri dönüşlerde sıkıntılar yaratabilir. Diğer yandan, tüketicinin bağlılığını sağlama noktasında önemli rol oynayan içeriklerin dağıtılması noktasında da sorunlar oluşturabilir. Bunun için nasıl çözümler geliştirilebilir, tartışılması gerek.

İçerik ve Tanıtım Kişiselleştirilmesi

İçeriğin ve tanıtımın kişiselleştirilmesi, kampanya süreçlerinin verileştirilmesini ve sonrasında bu verinin efektif şekilde analizini gerektiriyor. Tüm bu süreçlerin sonunda tüketici segmentlerinin belirlenmesi kolaylaştığı gibi, tüketicinin sonraki davranışları da öngörülebilir hale geliyor. Bu tip çalışmalar içeriğin kişiselleştirilerek etkisinin artırılmasını sağlayabilir. Aynı zamanda ölçümleme süreçlerinin kolaylaşması tanıtımın kişiselleştirilmesini de kolaylaştırıyor. Örneğin, aylık olarak gönderilen bir newsletter’da önceki davranışlarından yola çıkılarak her segmente farklı ürün indirimleri gönderilebilir.

Daha detaylı öngörüler okuyabilmek için Webrepublic Ag, Vbout.com ve KEO Marketing INC’in yayımladığı raporlara göz atmanızı tavsiye ederim.

    Kafa açıcı şeyler okumak ister misin?

    Mail adresini bırak, düzenli aralıklarla dijital medya, içerik pazarlama ve bu dünyanın ayrılmaz bir parçası olan kahve hakkında yeni içerikler mail kutuna düşsün!

    Önemli not: Mail listesine üye olarak kullanıcı sözleşmesini kabul etmiş sayılırsınız.

Bunlar da ilgini çekebilir